22. Mar, 2017

kıymetlim...

26 Mart 2015

Meleklerin onu bizden almasının ardından, koca iki yıl geçmesine rağmen her şey daha dün gibi sanki.
Nedense o zaman denen şey, bazı acılara ve yaralara ilaç olamıyor. Bir bakıyorsunuz ki, ‘’ Zaman her şeyin ilacıdır’’ sözü kos koca bir hikaye aslında. O sadece size eşlik ediyor. Çünkü hiç soğumayan yaralar var insanın hayatında. Hatta bizzat yaşıyorsunuz ki, durum tam tersi aslında. Her geçen dakika daha da acıyor yaranız. Özlemler daha çok derinleşiyor çünkü. Yaranız da o oranda derinleşiyor fark etmeden. Belki de kangren bile oluyor.

Neden biliyor musunuz?
Çünkü o kaybetmedi. Siz kaybettiniz. Artık geri dönemeyecek olan, bir değeriniz kayıp sizin.

İnsanı en çok değerlerini kaybetmesi hırpalar. Özeldirler o değerler çünkü. Hele ki bir kardeş, bir ağabey. O boşluğu dolduracak bir şey arar durursunuz hiç durmadan. Eksiksinizdir siz artık. Tamamlanmak için çırpınır durursunuz. Bir yanda bu duygularınız, diğer yanda ise gerçekler duruyordur.

Her ölüm erkendir mutlaka. Ama bazı kaybedişleri hiç bir yere sığdıramaz insan. Çünkü gidilmemek ve kaybetmemek için gerekli olan o insan üstü, o takdire şayan mücadele fazlasıyla verilmiştir. Bu sonucun hak edilmediğini sorgularsınız hiç durmadan.
Zaten, buradan sonra tüm işiniz sorgulamaktır sizin artık. Hangi bedelin ödendiğini sorgularsınız mesela.

Evet, belki her şey de tamamlanamaz hayatta. Belki bazen rüya gibi yaşanır bazı şeyler hayat içinde. Ama siz hep uyanmak istersiniz o kötü rüyanızdan. Hep yeniden başlayıp, olmasını istediğiniz gibi tamamlamak istersiniz o yarım kalanınızı.

Ama nafile. Esas rüya olan bu duygularınızdır işte.
Boğazınızda düğümlenen bir dünya sözcük, cümlelerle ifade edilemeyen bir dünya duygu ile kala kalırsınız hep.

Ve tabi ki , bitmek bilmeyen kos koca bir isyanla.

Hep ışıklarda uyu kıymetlim.
Seni çok özlüyorum bilesin.



Ayşe Nurhan Karahan