18. Mar, 2017

Çanakkale geçilmez...

Bu özel gün,
sanırım benim gibi, hepimizi özel duygularla bezedi.
Uyandığımda, bir dostumun kaleme aldığı bir anısı, boğazımı düğüm düğüm etmeye yetti de arttı benim.
 
Ben de, sizler gibi, böyle bir ecdadın torunu olmaktan hep onur duydum.
Bilirsiniz Türk kanı deli akar. Türk cesareti farklıdır. ''Gözü kara Türkler'' ''Çılgın Türkler'' diye isimlendiriyorlar bizi. Onlar bilmezler ama, İşte o karalık, o çılgınlık, bizdeki vatan sevgisidir.
O karalık, gerektiğinde tek vucut olabilmemizden gelir.
 
Biz biliriz ki, bu vatan için o yok zamanlarda çok kanlar akıtılmıştır. Biz biliriz ki, ninelerimiz dedelerimiz yoktan var etmiştir bu güzel vatanımızı. Biliriz ki, ayaklarında çarıkları, ellerinde silahları dahi yokken, onlar cepheye koşmuştur kazma ile kürek ile. Biliriz ki, bir MUSTAFA KEMAL geçmiştir bu ülkeden.
 
Bu yüzden deli akar o kanımız. Bu yüzdendir o deli cesaretimiz.
Düşünürüz ki, onlar o şartlarda, bu vatandan vazgeçmeyi bilmedilerse, bizim vazgeçmeye hakkımız yoktur. Biz biliriz ki, bu ülke emanetimizdir bizim.
El alem, deli cesareti der,
biz ''akacak kan damarda durmaz'' deriz vatanımız için.
 
Mustafa Kemal'in kağnısını dehliyen Elif'in,
276 kg top mermisini sırtında taşıyan Seyit Onbaşının,
ve nicelerinin torunlarıyız biz.
 
Ve vatanımız için evet,
o yüce değerimiz,
MUSTAFA KEMAL'imizin de,
tükenmek bitmek bilmeyen, gönüllü askerleriyiz hepimiz.
Huzur içinde uyusunlar ki, o ruh bu ülkeyi her zaman düze çıkaracaktır.
Bu nedenle o Çanakkale geçilmez beyim!
Geçilemez o Çanakkale!
 
 
 
Ayşe Nurhan Karahan