4. Eki, 2016

holistik düşünen insan modeli...

 

İnsan denen varlıklar olarak hepimiz,

değişik düşünce yapılarına sahibiz. Bu doğrultuda da, her birimiz kendimizi farklı farklı ifade ediyoruz. Aynı düşündüğümüz konuları bile, aktarma şekillerimiz farklı olabiliyor. Aktarılan konuyu karşılama şekillerimiz de öyle.

Aynı beyini taşıyoruz ama, onu işleme yöntemlerimiz ve becerilerimiz farklı.

Bu nedenle olaylara farklı yaklaşım biçimlerine sahibiz.  Bizler, beynimizin hangi alanını, daha çok kullandığımız durumla bağıntılı olarak, antropolojik modellere de ayrılmış durumdayız ayrıca.

Akademik bilgilere girip, sizi sıkmak istemiyorum ama,  bu beynimizi kullanma durumumuzu önemsiyorum.

Ve yaşam içinde önümüze çıkan şekliyle,

ve de dilimin döndüğünce,

size de aktarmaya çalışacağım.

 

Evet çok önemsiyorum…

Çünkü;

hepimiz, o insan modelleri arasında,

yer değiştirip duruyoruz zaman zaman. Hem de fark bile edemeden.

Aslında bunu, bir konu hakkında birisiyle karşılıklı tartışma ve konuşmalarımızda, net gözlemliye biliriz.

Şimdi hemen hatırlayacaksınız. Bakın işte başlıyoruz.

 

Her ne olursa olsun mutlaka savunmaya geçen bir beyin yapısı… Hatırladınız mı? Bu bir model.  Sebepler  ve bahaneler arar hani?

Bir başkası ise, saldırıya geçen beyin yapısı.  Öfke ve suçlama barındırır. Bu da bir model.  Son zamanlarda biraz oraya doğru kaydığımı hissediyorum. İtiraf etmeliyim bu durumumdan da memnun değilim ve bu yazıyı hazırlama nedenim de bu aslında… Bu yazı için de, duruma el koyup toparlandığımın belgesi diyelim.

Bir diğer beyin… Haklı çıkma eğiliminde olan yapı. Herkesi eleştirir, yargılar. Hatta suçlar… Manipülasyon eğilimlidir.

Daha gelişmiş bir beyin şekli… Rasyonel. Her şeyi aklileştirmeye çalışır. Biraz empati, biraz eytişim ile yaklaşıp, son noktayı ‘’ ben söylemiştim’’ ile koyar.

Bu düşünce şekillerine baktığımızda, hemen hepsinde  ‘’ ben ‘’ olgusunu  fark ediyoruz. Ego yani kısaca…

Yukarıdaki düşünce şekillerinin tümünün, sağlıksız olduğu hususunda bir fikir ayrılığı içinde olmayacağımızı düşünüyorum.

Ve geliyoruz olması gereken sağlıklı düşünce şekline ve insan modeline.  Holistik düşünce ve holistik insan modeli…

Holistik kısaca,

tam mesaj, tam kayıt demek olan hologram kelimesinden türetilmiş. Eksiksiz bütünlük anlamını içeriyor.

Holistik düşünce ise,

her şeyin temelde birbiriyle ilgili olduğu varsayımını içeriyor. Evrende bütünsellik yani…

Her şeyin bir bütünün parçası olduğunu, hepsinin birbirinden haberdar olan bir sistem içinde, birbiri ile ilişkili ve de etkileşim içinde hareket ettiğini ortaya koyan düşünce biçimi.

Her birim domino taşları gibi bir diğerini etkileme, yönlendirme ve değiştirme özelliğine sahip. Ve bu yüzden de hepsi başlı başına tek tek değerli ve de önemli.

Holistik insana gelince,

onlar biraz daha farkındalıkları gelişmiş bir düşünce sistemlerine sahipler.

Her şeyden önce, beyinlerinin kapasitesini önemsiyorlar ve arttırmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Evrendeki her şeyin, enerjiye dayandığını, ve bunun düşünce gücü ile olan bağlantısının bilincindeler. Gerektiğinde enerjilerini kullanarak, duyularla algılananın dışındaki bağlantıları, rezonans yoluyla zorlayabiliyorlar.

Beyin ve bilinç ilişkisini çözmüşler ve bunu çok rahat kullanıyorlar.

Kendi iyiliklerinin, evrendeki her şeyin iyiliği ile orantılı olduğunu biliyorlar. Bütünsellik ilişkisi. Bu yüzden evrendeki her şeye karşı duyarlılar.

Hayatlarındaki her şeyi, iyi veya kötü;

gelişim için basamak olarak değerlendiriyorlar. Yakınma, dövünme yok yani.

Eğitim ve iletişim şekli olarak, bilim dilini kullanıyorlar ve karşılarındaki insanı o yolla ikna etmeye çalışıyorlar. Size bir şey anlatmak yerine, okumanız için bilimsel bir yazı gönderiyorlar mesela.

Kavga etmiyor, ceza vermiyorlar ve de küsmüyorlar. Dinleyerek sadece anlamayı hedefliyorlar.

Yokluk ve varlık onları ilgilendirmiyor, ihtiyaç kadar talep ediyorlar.

Evrende sır diye bir şeyi kabul etmiyorlar, her şey için mutlaka anlaşılması mümkün dayanaklar olduğunu biliyorlar.

 

Evet bu durumu çok önemsiyorum.

Gördüğünüz gibi standart diye bir şey yok.

Ama yine gördüğünüz gibi,

aslında biz insanlar,

var olmayan bir kuralın istisnaları,

ve bilgelerin de gönüllü köleleriyiz  bu evrende…

 

Ayşe Nurhan Karahan