21. Haz, 2016

merhaba dostlar...

Bu gün sizlerle bam başka bir yazıyla buluşmayı düşünüyordum aslında, ama düşündüm ki,  önce birbirimizi tanımalıyız biz. 

Sizlerle ilk defa buluşuyoruz bu sayfada. Benim için önemli bir gün.

Önemli,

çünkü beni hiç tanımayan sizlerin, yazılarım hakkındaki düşüncelerini öğrenebileceğim. Bu köşede sizlerle uzun uzun tanışacağız.

 

Ben tamamen, yaşamdan yola çıkarak yazan biriyim aslında. Sizler beni dostlarınız gibi yakinen tanıyacaksınız bu sayede. Sosyal medyadaki sayfalarımda arkadaş olacağız belki de. Ben de sizleri tanıyacağım bu sayede.

 

Size biraz kendimden bahsetmek istiyorum ben.

Hayat sizi bazen bir yerden alıp,

öylece başka bir yere koyuveriyor. Böyle bir geçiş yaşayan biriyim. Hayatımı bir noktada kesip, bam başka bir boyuta geçiverdim aniden. Aniden dediğime bakmayın, bir hayli sancılı bir dönemdi aslında.

İzmir’de mazbut bir hayat sürerken,

oluşan şartlar gereği,

ani bir kararla,

bir kaplumbağa misali evimi sırtıma yükleyip, altı ay önce Bodrum’a yerleşiverdim ben.

 

Ve altı aydır da,  sosyal paylaşım sitelerinde yazılar yazıyorum. Beni iç sesim yönlendiriyor. O, neyi nasıl hissediyor ve kulağıma ne fısıldıyorsa onu yazıyorum ben. Birkaç yazımı okuduktan sonra, sizde bunu fark edeceksiniz.

 

Ben gördüm ki,

kaç yaşında olursak olalım, başımıza ne gelirse gelsin,

kendimizi yenileyebiliyoruz biz. Ama önce kendi alevimizde yanmamız şart gibi. Kül olmadan önce ise mutlaka kor olunması gerekiyor. Tüm bunlar yaşanırken çok acı çekiyorsunuz.

Eleştiriliyorsunuz.

Dostlar kaybediyorsunuz.

Canınız acıyor…

 

 

Ve fakat,

küllerinden doğmak çok büyük bir haz.

Yenilenmek ve dünyaya yeniden doğmak için ise,

önce ölüyorsunuz. Daha önceki  ‘’siz’ i  bir yerde azat ediyorsunuz.

 

Şimdi ben önceki  ‘’ben’i’’  hiç hatırlamıyorum nerede ise. Yeni ‘’ben’’  ile olan yolculuğumda ben biliyorum ki, taşı ikiye bölen, o son vuruş değil, ondan önceki vuruşlar…

 

Ve yine biliyorum ki,

deri değiştirmeyen yılan ölür.

Tıpkı değişime engel kafalar gibi…

 

Dostlar,

ben bu yaşımda değişimi sonuna kadar yaşıyorum.

Ve yaşamaya da devam edeceğim.

Bu hiç bitmeyecek yolculuğumda,

bana yoldaşlık etmeniz için,

sizleri de sevgiyle, yazılarıma davet ediyorum.

 

Bir merhaba ile başlıyordu her şey dünyada aslında,

dostlar,

MERHABA…

 

 

Ayşe Nurhan Karahan