1. Haz, 2016

iki farklı su damlası...

Farkında olmadan göle karışan iki farklı,

su damlası gibiydiler onlar. 

Göl ile birlikte bütünleşme,

engellenemiyordu bir türlü.

Bir akarsuya yol buldular daha sonra, fark etmeden.

 

İki farklı su damlası …

İşte şimdi göl ile birlikte devam ediyorlardı,

akarsudaki yolculuklarına.

 

Nerede biterdi ki bu yolculuk? 

Şart mıydı illa ki bilmek?

Yolculuk değil miydi güzel olan? 

Yaşanmışlıklar,

paylaşım değil miydi  önemli olan? 

Asıl olan,

farklı olup da,

bir olabilmeyi başarabilmek,

değil miydi?

 

Ve yeterli değil miydi ki,

diğer su damlalarından,

farklı olduğunu bilebilmek?

 

Ve dahi,

farklı bir yere konduğunu,

hissedebilmek…

 

 

Ayşe Nurhan Karahan