17. May, 2016

herhalde ve her halde sevmek...

İnsanları olduğu gibi kabul edebilmek,

ne güzel.

Peki ya, o halleri ile de sevebilmek ?

Çok daha gıpta edilesi.

Bir yanınız değişmelerini isterken,

diğer yarınız, öyle kalmalarını ister gizliden.

İşte bu,

her halde sevmek olsa gerek…

 

Sizin için çok önemli olan kavramlar,

yok olur bir anda.

Karşılık esasını unutuverirsiniz.

Kapkara bulutları görür, ama keyif alırsınız.

Her düşüşten sonra, yeniden ayağa kalkar,

yılmadan tekrar yola koyulursunuz.

Herhalde sevmek ise o yoldu işte...

 

Sizin adınıza kimsenin karar vermesine izin vermezsiniz.

Sadece algılarınıza güvenir duygularınızla yaşarsınız.

Ve  farklı olduğuz  için, hiç ama hiç utanmazsınız.

O ne der, bu ne der demeden,

hayatın kalbine de dokunursunuz ya?

O dokunuştu,

her halde sevmek işte...

 

Kaybetmekten korkup,

sırf inanmak istediğiniz için kendinizi kandırdığınızda,

ve dahi bir gün ,

bununla başa çıkamayıp,

kendinizi hala o kapıya vurur bulduğunuzda,

 

her halde ki sevmek,

ve sanırım,

herhalde sevmek,

kaybetmekten korkmanın tam da kendisiydi işte...

 

 

Ayşe Nurhan karahan