12. Ara, 2015

2016 da Bodrum'da...

Hepimizin  hayatında  önemli  büyük kilometre taşları var.

Ve işte benim için,  bir büyük taş daha. Bir büyük radikal karar daha.

Sonunda Olmuştu…

 

Sonunda  annemin de benimle yaşayabileceği düzende  bir Bodrum evi kıstırabilmiştim. Resimlerini  gördüğüm  ilk anda, bana ‘’ işte bu’’  dedirten bir ev. Bahçesine vurulmamak elde değildi ki? Onca ev arasından, tadilat istemesine rağmen bu evdi, ruhuma konuşan.

 
Annem, yardımcısı ve ben…

 

Özel yaşam alışkanlıklarımızı,

bir arada eskisi gibi devam ettire bileceğimiz konforda, bir hayat alanı bulmuştum sonunda.

 

Bodrum’a  yerleşiyordum…

 

 

Mutluyum, hayatıma istediğim doğrultuda yön verebiliyorum sonunda.


Hüzünlüyüm, bu kararım, maalesef dostum dediğim kişiler tarafından farkı değerlendirildi. Elmalar, armutlar birbirine karıştırıldı.

 

Aslında topum bizlerden oluşmuyor muydu...? Ve size, hiç durmadan bir şeyler  dayatıyordu  acımasızca. Hem de, içinde bulunduğunuz durumu hiçe sayarak yapıyordu  bunu. 

 

Kadına en büyük baskıyı ise,

yine biz kadınlar kendi aramızda yapıyorduk sanırım. Bazı şablonlarımız vardı  kafamızda. Eş şablonu,  ev hanımı şablonu,  kadın şablonu  derken bir de bakmışsınız ki anneliğiniz bile tartışılır olmuş. Ben bilmiyorum ama ,

'' en iyi anne '' şablonu bile vardı sanırım…

 

Bu karar hayatımdaki her kes için doğru bir karar.


Ve fakat,

sanırım bazı dostlarımı  kaybettiğim de gerçek. Aslında ben mi onları,  

onlar mı beni  kaybetmişti, o da  ayrı bir tartışma konusu, içinde bulunduğum durumu düşünürsek.

Empatiyi,  benim şartlarımı görmezden gelip,
kendi şartlarında yapmayı seçen dostlarımın,

beni bir gün mutlaka anlayacaklarını ummak istiyorum.

 

 

Her şeye rağmen,

bu şehri böyle terk etmek beni buruklaştırıyor.

Kırgın ve de üzgünüm…

 

 

Hüzünlüyüm.

Mart ayında kaybettiğim canım ağabeyimin bir hayalini daha gerçekleştirmek, yine bana nasip oldu.


Ama bir o kadar da mutluydum sanki.

Canım ağabeyimin hayallerinden biri olan teknesi Annabel  lee ‘nin yelken açmasından sonra  (ki onu gerçekleştirmek te bana nasip olmuştu )  onun Bodrum'a yerleşme hayalini de yine ben, 
ve yine aynı sihirli dokunuş sayesinde gerçekleştiriyorum. 
Bu mutluluğumun  ileride,

Mügem’ in Bodrum’a yerleşmesi ile daha da taçlanacağını hissediyorum.

 

Tüm bunlar tesadüf olabilir miydi?

 

Her ne kadar ağabeyimin sağlığında, Bodrum'a yerleşmek üzerine konuşmuş olsak da, sanılanın aksine, bunların hiç biri, benim açımdan planlı yaşanan gelişmeler değildi aslında. Şartlar sizi bir yerlere sürüklüyor öylece.

İsteseniz de, istemeseniz de…

 

Yaşam içinde bazı şartlar oluşurken,

siz sadece  ‘’ ne yapabilirim’’  kısmını düşünmek durumunda kalıyorsunuz. 

Bu  sürüklenme  esnasında, bana yolumu açan, dokunuşu ile, el verenler  yüreklendiren dostlar da vardı elbet. ‘’Her şey güzel olacak korkma’’  diyen can dostlar…


Peki korkuyor muyum...?

Evet…

Çok,  ama çok korkuyorum.


Yaşlı ve demans hastası annemin, orada aynı şartlarda yaşayabilmesi gerekiyor. Oğlum yalnız yaşamaya başlayarak, hayatında yeni bir yola çıkıyor.  Alışma sürecinin,  hepimiz için  zor olacağı gün gibi aşikar.

 

Dostlarım!

Şartlar yer değişikliğini, yüreğim de adres olarak Bodrum’u gösteriyor. Bizim için iyi dileklerinizi gönderin lütfen. Bodrum nüfusuna artı üç ile biz de katılıyoruz artık. Sanırım altın kızlar olarak biz 2016 yılına Bodrum’da kadeh kaldıracağız. Yaş ortalamamız mı? 82 + 52 + 50 : 3 =  61,33  Ama ruhumuz henüz yirmibeş…

 

Tüm dostlarımızı Bodrum'a bekliyoruz.

Hepiniz için yerimiz var. Duyduk duymadık denmesin.
Böyle de bilinsin…

 

 

Ayşe Karahan Nurhan