3. Ara, 2015

güzel insan...

Bazı insanlar vardır, 

gelişimlerini  bir ömür boyu sürdürürler. Eğitim süreçleri hiç bitmez onların. Hiç bir şeyle yetinmezler çünkü. Gök kuşağı misali,  bin bir renge sahiptirler. Her şey az gelir,  daha ve dahasıdır hayat onlar için. En  doğrusu, en iyisidir.
Yanlış anlaşılmasın, 

kasıt maddesel şeyler, para pul değildir hiç bir zaman. Tam  tersi, değersizdir  bu kavramlar onlar için. Ellerinin tersiyle itelerler hem de bu imkanları.
Bunlar geçmişte yaşanmış, bitmiş ve rafa kaldırılmıştır artık.

Şimdi  ruhu  besleyecek şeyler yapmak zamanıdır. Küçücük bir şey  yapmak istersiniz onlar için,  izin vermezler. Felsefeleri ‘’Her ne yapacaksan kendin için yap’’tır çünkü. Kişisel gelişim…

Zordur bu insanlarla arkadaş olabilmek, onlara yetebilmek.

Bunu dillendirmezler ama siz hissedersiniz. Öyle boş boş oturamazsınız mesela yanlarında. Geyik muhabbeti,  lay lay lom  ve sanal alem konularından bahsetmiyorum bile.  Derken bir de bakmışsınız ki, kendinizi sorgulama sürecindesiniz. Hangi ara bu noktaya geldiğinizi çözmeniz bir hayli zamanınızı alır. Bir  şeyler yapmanız gerekiyordur. Zaten kendiliğinden içgüdüsel olarak da yapmak istersiniz.

Ve farkına bile varamadan, çıkarsınız kendinizi keşif turlarına...

Daha önce önemsediğiniz her ne varsa, boş gelir mesela artık size. Kimseyle derdiniz olmaz. Zira en büyük derdi, kendiniz olarak edinmişsinizdir bir kere.
Önünüzde koca bir siz duruyordur. Koyar masaya evirir çevirir bakarsınız, küfenizde neleriniz var diye.

 
Ve işte,

kendinizle yarışınız başlamıştır artık.
Elleriniz ve ayaklarınız açık denizlerde ıslanmıştır bir kere...

 

 

Ayşe Nurhan Karahan