19. May, 2016

tam 97 yıl önce...

Tam 97 sene önce tenis maçı izlerken fotoğrafı var, yüzerken fotoğrafı var, sahilde kumda otururken, kürek çekerken, ata binerken, konser izlerken, zeybek oynarken, dans ederken, heykel incelerken, rakı içerken, kadınlarla birlikte, kıyafetlere bakıyosun sanırsın dünya moda ikonu ! 1920’ler…! Salıncakta çocuk gibi gülerek sallanan fotoğrafı bile var.

Hayvanlarla fotoğrafları var, çocuklarla, köylülerle, kalbine kurşun yemişliği de var, ülkesi için savaştan savaşa koşmuşluğu da…Tüm dünya liderlerini sofrasında ağırlamışlığı da…

Müzeyyen Senar, Safiye Ayla seven ve dinleyen bir Ata…inanılır şey değil.

Onun alfabesini kullanarak ona hakaret etmeye çalışan yobaz ve haysiyet fakiri, kötülük dolu iblislerin tavşan gibi çoğaldığı şu günlerde 77 sene önce ebediyete intikal etmiş Ata'mız hala ışık oluyor bize. Yağ kokulu, d vitamininden eksik, okuduğu tek eser fotomaç olan antisosyallere inat.

“Benim manevi mirasım akıl ve bilimdir” diyebilmiş bir Ata’mız olmuş.

Türk halkına verilmiş çok büyük bir şansmış Atatürk. Bugün kendisine yapılanlarda en büyük hayal kırıklığı olsa gerek.

Savaşları görmüş, yokluğu görmüş de ülkesinin bugünkü halini görmek istemezdi ATAM. Türkiye için herşeyi yaptı bu yüzden seni sevemediler ATAM, merak etme ben ve benim gibi insanlar hep seni seveceğiz, seni unutturmayacağız ve izinden yürümeye devam edeceğiz..

Onu sevenlerin kalbi, onun cennetidir.

Saygılarımla Mert Balkan Hoşçakalın..