18. May, 2016

buluşmak üzere...



Diyelim yağmura tutuldun bir gün...
Bardaktan boşanırcasına,
yağıyor mübarek...
Öbür yanda güneş kendi keyfinde...
Ne de olsa yaz yağmuru,
pırıl pırıl düşüyor damlalar...

Eteklerin uça uça,
bir koşudur kopardın,
dar attın kendini,
karşı evin sundurmasına...
İşte o evin kapısında bulacaksın beni...

Diyelim için çekti bir sabah vakti...
Erkenceden denize gireyim dedin...
Kulaç attıkça sen,
patiska çarşaflar gibi yırtılıyor su ortadan...
Ege denizi bu efendi deniz...
Seslenmiyor...

Derken bi de dibe dalayım diyorsun,
içine doğdu belki de?
İşte çil çil koşuşan balıklar,
lapinalar gümüşler var ya?
Eylim eylim salınan yosunlar?
Onların arasında bulacaksın beni...

Diyelim sapına kadar şair bir herif çıkmış ortaya...
Çakmak çakmak gözleri...
Meydan ya Taksim,
ya da Beyazıt meydanı...
Herkes orda,
sen de ordasın...
Herif bizden söz ediyor,
bu ülkenin çocuklarından...
Yürüyelim arkadaşlar diyor, yürüyelim...
Özgürlüğe mutluluğa doğru...
Her işin başında sevgi diyor...

Gözlerin yağmurdan sonra, yaprakların yeşili...
Bi de başını çeviriyorsun ki...
Yanında ben varım...


Can Yücel